ENDOKRİNOLOJİ, ENDOKRİN, METABOLİZMA, TİROİD, DİYABET, DİYET, ZAYIFLAMA UZMANI
PROF. DR. METİN ÖZATA - ENDOKRİNOLOJİ, ENDOKRİN, METABOLİZMA, TİROİD, DİYABET, DİYET, ZAYIFLAMA UZMANI Endokrin, Endokrinoloji, Metabolizma, Zayıflama, Diyet, Diyabet, Diabet, Hipofiz, Prolaktin, Tiroid, Guatr, Tüylenme, Polikistik over, Paratiroid, Böbreküstü bezi, Hormon, Hormonlar, Testis, Yumurtalık, Metabolizma, Boy kısalığı, Kemik erimesi
 
 
TIROID
Prof. Dr. Metin ÖZATA
Yayımlanmış Kitaplar
ENDOKRIN-ENDOKRINOLOJI
HIPOFIZ
GUATR
Paratiroid
Böbreküstü Bezi-ADRENAL BEZ
Yumurtalık - Over
Testis hastalıkları
DIYABET-ŞEKER HASTALIĞI
Hormonlar ve …
Zayıflama - Diyet - Metabolizma
VITAMINLER
Makale Özetleri - Yenilikler
Site Haritası - Site Map
İletişim - Ulaşım
Videolar
Anasayfa

Kişiye Özel Kalıcı Zayıflama Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Vitamin Miineral ve Bitkisel Ürün Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Gİ Diyeti - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... 99 Sayfada Kilo Yönetimi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
ENDOKRİNOLOJİ - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Diyabetle Kaliteli Yaşam Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Doğru Beslen - Formda Kal - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... 99 Sayfada Sağlıklı ve Dengeli Beslenme - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Guatr ve Tiroid Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Tiroid Hakkında Bilmeniz Gereken Herşey - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...

MİGREN VE VITAMIN

Yapılan yeni çalışmalar migren hastalarında B6, B12 ve Folik asit vitaminlerinin faydalı olduğunu gösterdi.

MTHFR kısa adıyla bilinen methylenetetrahydrofolate reductase genindeki bozuklukların migren ataklarına neden olduğu gösterildi. Bu gendeki bozukluklar nedeniyle kanda HOMOSİSTEİN denen bir madde artar. Bunu düşürmek için B6, B12 ve Folik asit vitamini kullanılması gerekir.

Önceki çalışmalarda ise B2 vitanminin de migren ataklarını azalttığı gösterildi.

B2 VİTAMİNİ (RİBOFLAVİN)

B2 vitaminine tıp dilinde riboflavin denir. Riboflavin besin maddelerinin enerjiye dönüştürülmesinde, büyümede ve vücut direncinin artırılmasında faydalı olur. Riboflavin enzimlerin ve proteinlerin yapısında bulunur ki bunlara flavokoenzim ve flavoproteinler denir. Bu enzimler elektron transportu yaparak enerji üretiminde görev aldığı gibi karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasında rol alır.

Glutatyon redüktaz enziminde bulunarak antioksidan özellik gösterir.

Ribofalavin alınması homosisteini düşürür. Riboflavin demir emilimini de etkiler ve demir ile birlikte alındığında demir eksikliği anamisi daha iyi düzelir.

Riboflavin, bazı kanserlerin gelişmesini ve kansızlığı önler. Gözde katarakt oluşmasını (1.2 mg/gün gibi dozlarla) önlediği gibi, göz yorgunluğunu hafifletir ve migren ataklarını azaltabilir. Riboflavin vücudu zararlı maddelerin etkisinden koruyan glutatyon isimli bir enzimin oluşmasını sağlar. Tip 2 şeker hastalarında riboflavin eksikliği olabilir. Bu nedenle şeker hastalarına ilave olarak verilebilir.

B2 vitamini özellikle et, karaciğer, tavuk, yağsız süt, yoğurt, yumurta sarısı, peynir, papatya, ısırgan otu, adaçayı, brokoli, ıspanak, yeşil yapraklı sebzeler, balık, baklagiller ve tahıllarda bulunur.

Riboflavin yetmezliği tek başına nadir görülür. Genellikle diğer B vitamini eksikliği ile olur. Eksikliğinde dilde yanma, kırmızılık ve ağrı ve ağız çevresinde rahatsızlıklar, farenks (boğazda) yanma, normositik anemi, görme bozuklukları ve ciltte seboreik dermatit denen pullanmalar olabilir.

Riboflavin Yetmezliği görülen durumlar şunlardır:

•Anorexia nervozası olan hastalarda
•Bağırsaklarda çölyak hastalığı veya diğer hastalığı olanlarda
•Preklampside kan düzeyleri düşebilir.
•Yeni doğan bebekte sarılık için yapılan ışık tedavisi sırasında
•Alkoliklerde
•Süt ve süt ürünü içmeyen veya bağırsaklarında laktaz enzimi eksikliği nedeniyle süt içemeyen kişilerde
•Hipotiroidi (tiroid bezi yetmezliği) hastalarında
•Adrenal bezi çalışmayanlarda
•Aşırı egzersiz yapan sporcularda
•Uzun süre fenobarbital veya barbiturat kullananlarda

Yukarıda belirtilen durumlarda riboflavin eksikliği oluşabileceğinden ilave B2 vitamini almalıdırlar. Günlük ihtiyaç 1.3 mg dır.

B12 VİTAMİNİ

Yapısında kobalt metali bulunduğundan B12 vitaminine kobalamin ismi de verilir. Multivitamin ilaçlarda B12 vitamini siyanokobalamin adıyla bulunur. B12 vitamini sinir dokusunun sağlığı ve kırmızı kan hücresi (eritrosit) ve hücrelerimizde bulunan DNA’nın yapımı için gerekli olan bir vitamindir.

Diyetle alınan B12 vitamini mideden salgılanan intrensek faktör adındaki bir proteinle birleşerek bağırsaklardan emilir.

Besinlerde bulunan B12 vitaminin bağırsaklardan iyi emilmesi, mide, pankreas ve bağırsakların iyi çalışmasına bağlıdır.

Günlük B12 vitamini ihtiyacı 2.4 mikrogram kadardır.

Bulunduğu Gıdalar

B12 vitamini hayvansal besinlerde yani kırmızı et, tavuk, hindi eti ve balıkta ve çok az oranda sütte ve yoğurtta bulunur. Bitki ve mayada bulunmaz. Bir bardak pastörize sütte 0.9 mikrogram B12 vitamini vardır.

B12 Vitamini Eksikliği

B12 vitamin eksikliği pernisiyöz anemi denen kansızlık durumunda görülür. Pernisiyöz anemi B12 vitaminin bağırsaklardan emiliminin bozulması nedeniyle oluşan bir hastalıktır. Bu hastalık 60 yaş üzerindeki kişilerde % 2 oranında görülür ve tedavisi için B12 vitamini iğnesi (enjeksiyonu) yapılır. B12 vitamin eksikliği varsa kırmızı kan hücrelerinin büyüdüğü megaloblastik anemi görülür.

B12 eksikliği genellikle et yemeyenlerle (vejetaryenlerde), mide ve bağırsak hastalığı olanlarda görülür. Bunun nedeni de B12 vitamininin çoğunlukla hayvansal besinlerde bulunmasıdır. Midelerinde atrofik gastrit hastalığı olanlarda veya midesi ameliyatla alınanlarda özellikle B12 vitamin eksikliği sık görülür. Bir çalışmada midesinde helikobakter pilori bakterisi olanlarda B12 vitamini eksikliğinin sık görüldüğü ortaya konmuştur. Bazen nadiren kalıtımsal olarak B12 vitamini yetmezliği görülebilir. Yaşlılık ise önemli bir B12 vitamin yetmezlik nedenidir. Yaşlılarda B12 vitamini yetmezliği sık görülür. B12 vitamini eksikliğinde kanda ve idrarda metil malonik asit aratraken kanda ayrıca homosistein yükselir.

B12 vitaminin emilmesini engelleyen ve azlığına neden olan hastalıklar şunlardır:

•Midede atrofi, asit olmaması
•Midede helikobakter pilori bakteri varlığı
•Antibiyotik sonrası bağırsakta aşırı bakteri çoğalması
•Uzun süre şeker hastalığı ilacı olan metformin kullanmak
•Antiasit, H2 reseptör antagonist ve protom pompa inhibitörü denen mide ilaçları kullanmak
•Kronik alkol kullanımı
•Mide ameliyatı geçirenler
•Pankreas bezinin iyi çalışmaması
•Sjögren sendromu
•AIDS hastalığı veya HIV pozitif kişiler

B12 yetmezliği olan kişilerin sadece % 29’unda anemi ve % 64’ünde kırmızı kan hücrelerinde büyüme görülür. O nedenle B12 yetmezliği her kişide kansızlıkla karşımıza çıkmaz. B12 yetmezliği nedeniyle bu kişilerde dilde yanma (glossit), vajende atrofi ve emilim bozuklukları olabilir. Birlikte demir eksikliği veya talassemi varsa kırmızı kan hücrelerinde büyüme olmayabilir. Bu hastaların bazılarında uyuşma, hissizlik, halsizlik, hafızada zayıflama ve kişilik değişiklikleri olabilir.

FOLİK ASİT (VİTAMİN B-9)

Folik asit vitaminine folat adı da verilir. Folat vitamini doğal olarak besinlerde bulunurken , folik asit bu vitaminin sentetik bir şeklidir ve ilaç olarak üretilir. Folik asit kan yapımı, yeni hücre oluşması ve yaşaması, DNA ve RNA yapımı için gerekli bir vitamindir. Bu nedenle özellikle gebelik ve çocukluk döneminde bu vitamine olan ihtiyaç artar. Gebelik döneminde günde 800 mikrogram dozunda mutlaka alınmalıdır. Folik asit kırmızı kan hücrelerinin yapımı için gereklidir ve homosisteinin normal sınırlarda olmasını sağlar.

Folik asit kandaki homosistein denen damar sertliği yapıcı maddeyi azalttığı gibi kalp krizi, felç ve bunama riskini azaltır.

Folik Asit Vitamini Hangi Gıdalarda Var:

Koyu yeşil yapraklı sebzelerde, ıspanak, fasulye, buğday, bezelye, fındık, baklagiller, kepekli ekmek, karaciğer, yumurta, balık, muz, portakal, limon, çilek, kiraz, patates ve mısırda folik asit vardır. Günlük ihtiyaç 400 mikrogram kadardır.

Folik Asit Yetmezliği:

Folik asit yetmezliğinin nedenleri şu başılıklar altında incelenebilir:

1)Gıdalarla Alımının Az Olması: İyi beslenmeyen veya alkolik kişilerde folat yetersizliği sıktır. Gıdalardaki folatın pişirilme sırasında çoğu kaybolur. Vücuttaki folat deposu çok azdır (5-10 mg) ve folat eksikliği 4-5 ay devam ederse megablostik anemi denen kansızlık oluşur. Folat yetersizliği B12 vitamini gibi yaşlılarda fazla görülür. 65-74 yaş arası kişilerde folat yetmezliği % 5-10 arasında görülür.

2)Folat İhtiyacının Artması: Folat ihtiyacının artması da folat yetersizliği yapabilir. İhtiyacın arttığı bu durumlar gebelik, hemolitik anemi denen kan hastalıkları, bazı cilt hastalıkları ve bazı ilaç kullanımlarıdır.

3)Bazı İlaçlar: Trimetoprim, metoteksat ve fenitoin ilaçları folat yetmezliğine neden olur.

4)Genetik Olarak Folat Emilim Bozukluğu: Çok nadir görülür ve bebeklikte daire (ishal) anemi ve nörolojik (sinir) hastalıkları ile birliktedir.

Kanda Homosistein seviyesi normalin üzerinde ise B6, B12 ve folik asit vitaminleri birlikte alınmalıdır.

Folat tedavisinin gerekli olduğu veya ilave alımının gerektiği durumlar şunlardır:

•Gebelik ve emzirme dönemi (800 mikrogram /gün)
•Gebe kalmadan önce alınmaya başlanmalıdır
•Alkol alanlarda
•Bağırsaklardan besin emiliminin bozuk olduğu durumlarda
•Dializ yapılan böbrek hastalarında
•Karaciğer hastalığı olanlarda folik asit vitamini alınmalıdır.
•Folik asit eksikliğine bağlı anemilerde
•Yaşlılıkta işitme azlığı olanlara

Folatın vücutta kullanımını engelleyen aşağıdaki ilaçların kullanımı durumunda folik asit vitamini ilave olarak alınmalıdır.

• Epilepsi ilaçları
• Şeker hastalığı tedavisinde kullanılan Glukofage veya glukoformin gibi ilaçlar
• Crohn hastalığı tedavisinde kullanılan sulfasalazin
• İdrar söktürücü Triamteren ilacı
• Kanser ilacı Methotrexate

Folat Vitamin Eksikliği Belirtileri Nelerdir?

Folat eksikliği olan kadınlarda düşük ağırlıklı bebek, sinir hasarlı bebek doğurma riski vardır
Bebek ve çocuklarda folat yetersizliği büyümeyi yavaşlatır
Folat eksikliğinde anemi (kansızlık) oluşur
Bazı kişilerde ishal, iştah kaybı, kilo kaybı oluşur. Bazen dilde ağrı, baş ağrısı, çarpıntı, unutkanlık, davranış bozukluğu olabilir.
Kanda homosistein yükselir.

Folik Asit Alımı Hangi Hastalıkları Önler?

Yeterli folik asit alımı şu hastalıkları önler:

1)Gebelikte alımı bebekte nörol tüp defekti denen sinir hastalığımı önler
2)Kalp hastalığından koruduğu gösterilemedi
3)Kolon (kalın bağırsak) kanserinden korur.
4)Hipertansiyondan korur
5)Yaşlılıktaki işitme azlığından korur
6)Homosisteini azaltarak kemik kırıklarından korur

KAYNAKLAR:
1. Prof Dr Metin Özata, Vitamin Mineral Bitkisel Ürün Rehberi, Gürer yayınları, 2008

 
   
 
© 2018 Prof. Dr. Metin ÖZATA Web Tasarım