ENDOKRİNOLOJİ, ENDOKRİN, METABOLİZMA, TİROİD, DİYABET, DİYET, ZAYIFLAMA UZMANI
PROF. DR. METİN ÖZATA - ENDOKRİNOLOJİ, ENDOKRİN, METABOLİZMA, TİROİD, DİYABET, DİYET, ZAYIFLAMA UZMANI Endokrin, Endokrinoloji, Metabolizma, Zayıflama, Diyet, Diyabet, Diabet, Hipofiz, Prolaktin, Tiroid, Guatr, Tüylenme, Polikistik over, Paratiroid, Böbreküstü bezi, Hormon, Hormonlar, Testis, Yumurtalık, Metabolizma, Boy kısalığı, Kemik erimesi
 
 
TIROID
Prof. Dr. Metin ÖZATA
Yayımlanmış Kitaplar
ENDOKRIN-ENDOKRINOLOJI
HIPOFIZ
GUATR
Paratiroid
Böbreküstü Bezi-ADRENAL BEZ
Yumurtalık - Over
Testis hastalıkları
DIYABET-ŞEKER HASTALIĞI
Hormonlar ve …
Zayıflama - Diyet - Metabolizma
VITAMINLER
Makale Özetleri - Yenilikler
Site Haritası - Site Map
İletişim - Ulaşım
Videolar
Anasayfa

Kişiye Özel Kalıcı Zayıflama Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Vitamin Miineral ve Bitkisel Ürün Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Gİ Diyeti - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... 99 Sayfada Kilo Yönetimi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
ENDOKRİNOLOJİ - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Diyabetle Kaliteli Yaşam Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Doğru Beslen - Formda Kal - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... 99 Sayfada Sağlıklı ve Dengeli Beslenme - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Guatr ve Tiroid Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Tiroid Hakkında Bilmeniz Gereken Herşey - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...

AKROMEGALİ - KONTROLSUZ BÜYÜME

Akromegali büyüme hormonunun  aşırı salgılanmasına bağlı  olarak ortaya çıkan ancak yavaş gelişen bir hastalıktır. Bu hastalarda teşhis sıklıkla hastalık başlangıcından uzun süre sonra konmaktadır. Hastalığın başlangıcı ve teşhis  arasındaki süre en az 10 yıl olmaktadır.  Bu durumun nedeni de hastalığın sessiz olarak devam etmesidir.

Büyüme hormonu  fazla salınması ergenlikten önce olursa  aşırı boy uzaması oluşur ki, buna tıp dilinde jigantizm denir.

Akromegali hastalığı uzun sürede yaşamı kısaltan ve başka hastalıklara neden olan bir hastalıktır. Bu nedenle erken teşhis ve tedavisi önem taşır.

Akromegalinin Nedeni Nedir?

Hastaların çoğunda ( yaklaşık % 99’unda) hipofizde büyüme hormonu salgılayan bir  kanser olmayan tümör mevcuttur.  Bu tümörler  daha çok  çapı 1 cm’den büyük yani makroadenom şeklindedirler.  Bu tümörler sıklıkla sadece büyüme hormonu salgılarken bazen hem büyüme hoırmonu hem de prolaktin salgılarlar.  Büyüme hormonu aşırılığı karaciğerden insülin-like growth hormon-1 (IGF-1) denen başka bir hormon salgılatır. IGF-1 ise cilt, bağ dokusu, kıkırdak, kemik ve organların büyümesini artırır.

Hastanın Şikayetleri ve Belirtiler:
 
Artan büyüme hormonu nedeniyle çenede büyüme ve uzama, alında çıkıntı, diş aralıklarında açılma olur ve yüz hatları kabalaşır. Burun, dudaklar, kulaklar ve alın genişler ve büyür. Dil büyür.   Burun kemiklerinde ve  yüz kemiklerinde büyüme oluşur ve eski yüz görünümü değişir.  Hastanın cilt derisinde kalınlaşma, yumuşak doku artışına bağlı ve el ve ayaklarda büyüme meydana gelir. Bu nedenle  yüzük, ayakkabı ve şapka numaraları değişir.  Ciltte yağlanma ve terleme artışı  olur. Aşırı terleme hastaların % 80’ ninden fazlasında görülür. Baş ağrısı, yorgunluk, bitkinlik ve eklem ağrıları olabilir. Eklemlerde bozukluk % 70 hastada ortaya çıkar.

Akromegalide,  kalpte büyüme, ritm bozukluğu oluşabilirse de  tedaviyle düzelir. 

Bir kısım hastada uykuda nefes durması (uyku apnesi) ortaya çıkabilir.  Bu hastalarda seste kalınlaşma olabilir.

Akromegalisi olan bazı hastalarda  bacaklarda uyuşma, kas tutulması, kas ağrısı ve karpal tünel sendromu  gelişebilir.

Akromegali hastalığında şeker hastalığı gelişme riski vardır.

Bu hastalarda bağırsakta  polip ve kanser gelişme riski  de vardır.  Bu nedenle kolonoskopi ile takip yapılmalıdır.

Akromegalide  tansiyon yüksekliği % 40 oranında ve  diyabet (şeker hastalığı) % 20 oranında görülebilir.

Tanı

Akromegali tanısı için   kanda büyüme hormonu ve IGF-1 düzeylerine bakılır.

Kesin teşhis için  75 gram glukozun içilmesi ile gerçekleştirilen oral glukoz tolerans testi sırasında büyüme hormonu düzeyini ölçmek   gereklidir. Bu sırada büyüme hormonu normalde düşer, ancak akromegalide büyüme hormonu yüksektir ve şeker içmekle düşmez.

Ek olarak IGF-1 düzeylerinin de o yaş ve cins için belirlenen üst sınırdan daha yüksek bulunması akromegali tanısı için gereklidir.

Prolaktin  hormon düzeyi de bu hastalarda ölçülmelidir.

Hipofizdeki tümörü saptanmak için hipofiz MR veya tomografisi çekilmelidir.

Tedavi

Akromegali tedavisinde amaç  büyüme hormonu  ve IGF-1 fazlalığına bağlı olumsuz etkileri düzeltmek, hipofiz tümör kitlesini kontrol altında tutmak, normal hipofiz fonksiyonlarını korumaktır.

Tedavide cerrahi girişimle (ameliyatla) tümörün çıkarılması, hipofize yönelik radyoterapi (ışın tedavisi) ve ilaç tedavisi gibi alternatifler vardır.

Akromegalinin kontrol altında olduğundan söz edebilmek için ortalama büyüme hormonu  düzeyinin < 2,5 ng/mL bulunması, oral glukoz tolerans testine cevap olarak  büyüme hormon  düzeyinin < 1 ng/mL olacak şekilde baskılanması ve IGF-1 düzeyinin yaş ve cinsiyete göre normal sınırlar içinde bulunması gereklidir.

Cerrahi Girişim (Ameliyat):

Akromegalide ilk tedavi seçeneği transsfenoidal cerrahi  denen bir ameliyatla (burundan girerek)  hipofiz tümörünün çıkarılmasıdır.  Ameliyat ile  mikroadenomlu hastalarda %82, makroadenomlu hastalarda % 60,  yaygın adenomlarda % 24 oranında başarı  sağlanır.

Ameliyat öncesi büyük tümörlerde Octrotid gibi ilaçlarla tümörü küçültüp ameliyat daha sonra yapılabilir. 

Radyoterapi (Işın tedavisi):

Ameliyata rağmen  hipofizde kitle varsa radyoterapi yapılabilir. İlk 2 yılda büyüme hormonu azalır. Büyüme hormonu düzeyleri 5. yılın sonunda %75 oranında azalmaktadır. İlk 2 yıl içinde büyüme hormon düzeylerindeki azalma en hızlıdır.

İlaç Tedavisi

Özellikle 55 yaşın üzerindeki akromegalik hastalarda ilaç  tedavisi ilk seçenek olabilir. 

İlaç olarak octreotid  LAR ve lantreotid ilaçları kullanılır.  Bu ilaçlarla tümör kitlesinde % 50 azalma olabilir.  Bu ilaçlar yan etki olarak  safra taşı gelişimine neden olabilmektedir.

İlaç  tedavisinde özellikle hastalık şiddetinin hafif olduğu vakalarda (serum IGF-I düzeyleri < 750 ng/mL) ve büyüme hormonu  ile prolaktinin birlikte salgılandığı adenomlarda dopamin agonisti ilaçlar kullanılabilir. Bromokriptin büyüme hormon  düzeylerini azaltmaktadır, fakat hastaların % 20’sinden azında büyüme hormon  düzeyleri 5 ng/mL’ nin altına iner. IGF-1’ in hastaların % 10 undan azında normale gelebildiği ifade edilmektedir. “Cabergoline”in haftalık 1.0–3.5 mg dozunda hastaların yaklaşık % 40’ ında IGF-1 düzeylerini normale getirdiği ifade edilmektedir.

Yeni çıkan bir ilaç türü ise Pegvisomattır. Bu ilaç büyüme hormonunun  etkisini önlemektedir. Günde 40 mg dozunda kullanılır. Bu ilaç Octreotide dirençli olgularda kullanılır

 
   
 
© 2017 Prof. Dr. Metin ÖZATA Web Tasarım